Tebrikler Kişisel
Geliştiniz
On adımda mutlu olmanın yolları.
Yirmi adımda başarılı olmanın yolları. İyi bir CEO olmak için mutlaka yapmanız
gereken beş şey. Kötü mü hissediyorsunuz? İşte size aklınızın alamayacağı,
inanılmaz bir tavsiye; iyi düşünün iyi olsun.
Bütün bunlar size
komik mi geliyor? Gelmesin. Çünkü artık hepsi ‘’bestseller’’. Yani demek oluyor
ki, kişisel gelişiyoruz. Ama benim gözüm başka bir yerlere takılıyor. Kişisel
geliştikçe topluca geri gidiyoruz sanki. Fakat bu durum bize öyle bir
pazarlanıyor ki, bütün bu mutluluk ‘’halüsinasyonları’’, her şeyin çok iyi
olduğu düşüncesine sabitliyor bizleri. Başka dünyalara körleşiyoruz. Aynı
zamanda kendi hikayemizden de git gide uzaklaşıyoruz, kendi destanımızı
yazamayız artık. Çünkü artık kişisel gelişim tanrısı ortak bir kadere doğru
itekliyor bizi. Sahi siz hiç bu tür kitaplarda sahicilik kavramının geçtiğini gördünüz mü? Neyse boş verin,
sahicilik sizi başarıya götürmez zaten.
Fark ettiyseniz bu
tür kitaplar olumsuzluk duygularını tamamen yok sayarlar ve sadece olumlu
düşüncelere yer verirler. Bu ‘’kişisel’’ gelişimin olmazsa olmazlarındandır. Byung-Chul
Han, ‘’Şeffaflık Toplumu’’ isimli kitabında şu satırlara yer veriyor:
‘’Olumluluk toplumu hiçbir olumsuz duyguya da izin vermez. Böylece insanlar
eziyet ve acıyla başa çıkma, buna biçim
verme yetisini yitirirler.’’. Kitapta önemli bulduğum bir diğer nokta da aşırı
olumluluğun meydana getirdiği bitkinlik, yorgunluk ve depresyon gibi psişik
bozukluklara yer verilmesi. Kişisel gelişimin sadece bir piyonu olduğu bu olumluluk
toplumu, beğenmek (like) üzerine kuruludur. Facebook’ta neden beğenmeme (dislike)
butonu olmadığı üzerine bir düşünelim.
Gelgelelim kişisel
gelişim kültürü bize sahte benlikler sunuyor. Bu yapay kimliklerin içinde
sıkıştıkça kendi hayat hikayemizden de, etrafımızdaki insanların hikayelerinden
de uzaklaşıyoruz. Acıya duyarsızlaşıyoruz, ondan kaçıyoruz. Fakat duvara
toslamamız an meselesi. İşte o kazayı yaptığımız an, elimize bir mektup
sıkıştıracaklar: ‘’Tebrikler, kişisel geliştiniz. İnsanlık ölüyor.’’
