Karen Horney’in Nevrotik Tiplerine Dair
Karen Horney, ‘’İçsel Çatışmalarımız’’ isimli
kitabında, insanın yaşadığı temel çatışmalara dikkat çeker. Olası nevrotik
eğilimlerden bahseder. Horney, çocukluktan itibaren ortaya çıkan üç temel
çatışmaya değinir: 1.çaresizlik, 2.düşmanlık, 3.uzaklaşma ve yalnızlık. Yazara
göre bu üç tavır da bir insanda aynı anda bulunabilir ve bu gayet normaldir. ‘’İnsan hem başkalarına karşı verici
olabilmeli, hem mücadele edebilmeli ve hakkını arayabilmeli, hem de bazı
şeyleri kendine saklayabilmelidir.’’ Ancak nevrotik kişi bu üç durumdan
birine uymayı kendine mecbur hisseder ve aksini yaptığı halde telaşlanır.
Horney’e göre nevrozun kaynağı birbirleriyle uyuşmayan tavırlardır. Bu
bağlamda, Horney, üç nevrotik tip önerir: 1.Uyumlu tip, 2.Saldırgan tıp,
3.Mesafeli tip.
İlkini ele aldığımızda, asıl eğilim insanlara
yaklaşmadır. Kişi belirgin bir sevgi ve onay bekleyişi içerisindedir. Aşırı
derece sevilmeye ihtiyaç duyar ve yaptığı her şey onu tatmin etmeye yöneliktir.
Tartışmalardan ve rekabetten kaçar. Başka insanlara bağımlıdır ve diğerlerinin
onu sevip sevmemesi özgüveninde önemli bir rol oynar. Saldırganca ve düşmanca
eğilimleri bastırılır, çünkü bunlar sevilme ihtiyacını tehlikeye düşürür.
Horney’in bahsettiği ikinci tip saldırgan
olarak adlandırılır. Herkesin kendisine düşman olduğunu varsayar. Onun için
çıkarcılık ve rekabetsizlik ön plandadırlar. Her zaman güçlü, dürüst ve
gerçekçi biri olduğunu düşünür. Fakat onun için zalimlik güç, başkalarını yok
saymak dürüstlük ve diğerlerini umursamadan yaşamak gerçekçiliktir. Yoğun bir
şekilde tanınma ve kabullenme isteği duyar.
Şimdiye kadar anlatılan iki tipte, biri
herkesi sevmek zorundadır, diğeri ise herkesi potansiyel düşman olarak görür.
Üçüncü yani mesafeli tipin anlatımına geçmeden önce, şöyle bir göz ucuyla
kendimize bakmayı öneriyorum. Hangi tipin özelliklerine ne kadar yatkınız ve
hangi içsel çatışmalarımızı fark etmemiz gerekiyor. Gerçekten bu durumlardan
birine uymayı kendimize mecbur hissediyor muyuz, yoksa aradaki o dengeyi
sağlayabiliyor muyuz?
Yazar ele aldığı üçüncü nevrotik insan tipini mesafeli olarak adlandırır. Buradaki en belirgin özellik insanlara karşı
mesafeli olma ve uzaklaşma ihtiyacıdır. Fakat belirtmek gerekiyor ki, buradaki
kasıt bazı zamanlarda duyulan yalnız olma ihtiyacı değildir, bu gayet normaldir.
Burada en göze batan özellik insanlara yabancılaşmadır. Buna hişsizleşmek de
eşlik eder. Yani kişi neyi sevdiğini, neyi sevmediğini, ne umduğunu vesaire
bilmez. Mesafeli kişi başkalarıyla arasına duygusal mesafe koyma ihtiyacı duyar
ve sosyallikten hoşlanmaz. Duyular genelde bastırılmaya çalışılır. Diğerleriyle
arasına mesafe koyması onun için bir korunma aracıdır. Horney’in bahsettiği bir
hastanın da deyimiyle, sevgi ve bağımsızlık arasında bir tercih yapmaları
gerekirse, hiç tereddüt etmeden bağımsızlığı seçerler. Bu uzaklaşma onlar için
bir tercih değil, içsel bir zorlantıdır.
‘’İkiyüzlülüğün, sahtekarlığın, hasetin ve açgözlülüğün baskın olduğu bir
toplumda, mesafeli olmak insanın bir bütün sağlamasına yardımcı olur.’’
Kitapta ele alınan üç ana nevrotik tip
bunlardır. Tabi, amacım kimsenin bu özelliklere bakıp da, ben şu tipteyim, ben
bu tipteyim diye kendisine teşhis koyması değil. Sadece içsel çatışmalarımızın
hayatımızda ne kadar büyük rol oynadığına değinmek istiyorum. Biz bu
çatışmaların farkına vardıkça kendimiz olabilme yolunda bir adım daha atmış
olacağız. Eksiklerimizle, artılarımızla bizler insanız ve bunların farkına
vardıkça insan olma şerefine daha da layık olacağız. Selametle.
Kaynakça:
- Horney, Karen. İçsel Çatışmalarımız. İstanbul: Sel Yayıncılık, 2012

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder