Acı ve Umut Üzerine
(Kısa Öykü)
“Her insanın onulmaz acısı
farklıdır”. Bu sözleri işittiği andan itibaren kendini düşüncelere dalmaktan
alıkoyamıyordu Rıdvan. Bilgece saydığı ve çok sevdiği bir adamdan duymuştu bu
sözleri. Belki de, tam da kendi kederinin herkesinkinden daha üstün olduğuna
inandığı bir zamanda işittiği için bu kadar sarsıcı gelmişti bu cümle ona.
Evet, düşündüğünde gerçekten de öyleydi, herkes içinde bir şeyler
barındırıyordu ve herkes o içinde taşıdığı şeye yüklediği anlam derecesinde
yaşıyordu onu.
Zaman zaman farklı anlaşılma çabalarına
girmişti Rıdvan ama hiçbir zaman tam olarak anlaşılamadığını hissetmişti. Bunun
bu dünyada boş ve gerçekleşmeyecek bir gayret olduğunun farkına varması uzun ve
sancılı bir süreçti. Uzun bir süre aklını kurcalayan ve onu çıldırmanın eşiğine
getiren sorularla cebelleşti. Sonra bütün bu soruların cevaplarının olmayışı
onu delirmenin eşiğine getirdi. Evet, hayat belirsizliklerden ibaretti, bazı
soruların cevapları yoktu, yaşam düz bir çizgi halinde devam etmiyordu ve
etmeyecekti. Bütün bunlarla yüz yüze gelmek hiç kuşkusuz çok sıkıntı verici bir
durumdu.
Sonra insanları düşündü Rıdvan. İlk başta
onları “iyiler” ve “kötüler” diye iki gruba ayırıyordu. Bunu kendi
gözlemleriyle yapıyordu ve kendini adeta bir insan sarrafı olarak tanımlıyordu.
Bir gün “kötü” diye adlandırdığı ve doğal olarak da sevmediği bir kişinin, en
zor anında elinden tutuşuna şahit oldu Rıdvan. Hatta “iyi” diye adlandırdığı ve
doğal olarak çok sevdiği bir kişinin bile isteye yanında olmadığı bir zamanda
tecrübe etti bunu. İşte o gün anladı ki, yaptığı bütün sınıflandırmalar aslında
kendi düşüncelerinin doğrulanmasını sağlamak için bir araçtı. Bu Rıdvan’ın
hayattan yediği sayısız tokattan sadece biriydi ve en anlamlılarındandı.
Bunlara benzer çeşitli yaşanmışlıklar geçti Rıdvan’ın
başından. En savunmasız olduğunu düşündüğü anlar aslında onu ona ayakta durmayı
en sert yollarla öğreten bir öğretmen edasıyla karşısına çıkmışlardı. Rıdvan o
dersten geçebildi mi diye soracak olursanız, size bu okulun müfredatının biraz
farklı olduğunu hatırlatmam gerekli. Burada insanlar diploma için
yarışmıyorlar, hatta hiç yarışmıyorlar, hatta bazıları bir eğitim sürecinin
içinde olduklarının dahi farkında değiller. İşte Rıdvan da bunu az da olsa
kavrayabilmiş olmanın sevinciyle değişik, adını koyamadığı bir rahatlama
duygusu içinde buldu kendini. Kalbi hala onulmaz
acılarla sızlıyor olabilir ama hayatta olmanın beraberinde getirdiği umut
ve kederden eşit derecede pay almaya devam ediyor.

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder